6 Nisan 2012 Cuma

Adaletin Kılıcı, Kılıcın Ruhu


Susturucular.com hukuğun üstünlüğüne inanan ve yasalara aykırı yayın yapmamakla mükellef bir yayın organıdır. Burada yer alan bütün bilgi, belge ve görsel materyal hakkında itirazların, site yönetimine paylaşılan yazıların ulaştırıldığı yol ile ihbarı merkez@susturucular.com adresi üzerinden mümkündür. TCK 125, 301 ve 216. maddelerine istinaden hakkımızda yapılacak suç duyuruları istencinin önce bizimle paylaşılması halinde susturucular.com avukatları aracılığıyla sizi yahut kendisini susturmayı taahhüt eder.

29 Kasım 2011 Salı

Peşisıra Muhteşem Hatalar


Muhteşem Yüzyıl'ın son bölümünde değil, geçtiğimiz sene yayınlanan bir bölümünde ilgili çekim hatası yaşanmıştır. Habertürk bunu internet sitesinde düzeltir mi bilmiyoruz ama, dikkatli gazete okurları bunu kaçırmadı. SS MAGAZİN

28 Kasım 2011 Pazartesi

Temcit Pilavı


Ntvmsnbc; bir yıl önce servis ettiği haberi teknolojideki kısır gündem(!) yüzünden yeniden gündeme getirmiş olsa gerek. Haber mi reklam mı bilemedik ama, John's Phone ile ilgili haberde göze takılan tek yenilik manşetteki üslubun terbiyesizleşmesi.

27 Kasım 2011 Pazar

Masada 32 kral, 62 Cumhurbaşkanı var


İnternet sitelerinde son zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili birçok fotoğraf, kasti yanlış altmetinlerle sunulmaktadır. Bunların çıkış noktaları genellikle yerleşecek yanlış algı ve yapılan yorumları bir mizah unsuru olarak gören, Atatürk ve Atatürkçü kesimle mücadele eden düşünceler olmakla birlikte, yayılmasına bilinçsiz okuyucu sebep olmaktadır. Sosyal medyanın hayatlarımızda daha etkin rol aldığı bir dönemde bu paylaşımların takibi ve güvenilirliği pek mümkün değildir.

Bu masada 32 kral, 62 cumhurbaşkanı yoktur. Türkiye Tarafından Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Başbakanı İsmet İnönü, SSCB Tarafından SSCB’nin Türkiye’deki Büyükelçisi Y.Z.Surits’in de katıldığı diplomatik bir resepsyon ve Rusya Büyükelçiliği binası vardır. (Tarih : 7.11.1927)

1927 yılında Dolmabahçe Sarayı önünde çekilmiş ve sonradan renklendirilmiş bu fotoğrafta da Ata'nın elini öpmeye çalışan -fakat buna müsade bulamayan- kişi İngiliz kralı değildir. Kral Edward 1936 yılında Türkiye'ye gelmiştir. Zaten hiçbir İngiliz erkeği başka bir erkeğin elini saygıdan dolayı öpmez, bu kültürel bir farklılık tabi.

Bu resimden alınacak bir ders varsa o da el öpmek ve öptürmek meraklısı olanlara kalsın.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Hangi Filtre?


Sosyalmedyahaber.com adresinde "internet sitelerine erişimin, AB hukukuna aykırı olduğu kanıtlanmış oldu." ifadesi tahminen "internet sitelerine erişimin engelinin..." şeklinde yazılmak istenmişti. Ancak mevzubahis mahkeme kararı internet sitelerini alan adlarına ve içeriklerine göre erişim engeline tabi tutmak değil, kullanıcıların veri trafiğini denetleyerek bireylerin müzik ve benzeri telifli içeriği korsan yollarla edinip edinmediğinin takibine yönelik bir filtre ile ilgiliydi.

Fitch'ten Öfkeler


Milliyet'in "Tam Fitch'lik" manşeti; hınzır yahut muzır bir zekaya işaret değil sadece, arkasındaki büyük bir yanlışı gizlemeye yönelik bir mizah aynı zamanda. Türkiye'nin kredi notu 23 Kasım 2011 günü düşmemiştir, not görünümü pozitiften durağana alınmıştır; orjinal dilinde bunun ifadesi "stable" kelimesi ile verilir ve bu kötü bir sıfat değildir. Fitch'in 23 Kasım günü yaptığı açıklamadaki durağan not görünümümüz; en kötü anlamıyla notun artırım için izlenme durumundan şu anki durumda vazgeçildiğini gösteren bir indikatördür.

Michael Sikkofield Fanları


Merhaba kaynatasız.

Aslında ben de bir susturucuyum.

Ama o kadar da susturucu değilim eheh ehee.Böyle yazınca çok mu "ayy ne komik adam yaa" oluyoruz, cidden? Nedir sizi bu kadar Michael Sikkofield köpeği yapan? Nedir cevap verin lütfen?

İnsanların bir şeylere körü körüne bağlanmasını eleştiren, bunlarla mücadeleye hayatını adadığını iddia eden, "görün, okuyun, yazın, araştırın, yeni şıklar koyun. Oraya o F şıkkını koyun" diyen bir adamın yazdıklarını okuyorsunuz. Ama ne yazık ki bunları kayıtsız şartsız kabul ediyorsunuz. Bugüne kadar ettiniz. İnancınıza göre size iyi gösterilenin aslında ne kadar kötü olduğundan falan bahsetmeye çalıştı bu adam. Ya da doğruların içinde bulunabilecek yanlışlardan bahsetti. Buna inandınız ve "adam haklı" dediniz. Buraya kadar mükemmel. Ciddi ciddi yazsa bir şeyleri, saçmalıyo yaa diyeceğiniz yazılar, bu adamın yarattığı karakterin iki satırda bir "ay çok alemim" mesajını vermesiyle okumayı sevdiniz. Sikkofield'ın bu huyunu takdir ediyorum.

Ama bu yazdığı bilgiler arasında komiklik derecesine varan, cahillik akan yazılarını görmezden gelmemize engel değil. Madem bu kadar hayransınız gizliliklerin açığa çıkmasına, neden içiniz cız ediyor Sikkofield'ın hatasını yüzüne çarpmamız? Çıkıp diyebiliyor musun, "bak şurada şu var, şu var" diye. Diyemiyorsun. O halde çeneni kapamalısın.

Ne oluyor biliyor musunuz, birileri elinde dosyayla geliyor, "-çok matrak adam kanka ya, ayrıca öğretiyor hacı yaa hem eğleniyorum hem de öğreniyorum" tarzı Öğretmen Kemal imajı çizerek bir sürü bilgi veriyor size. Ve bunların bir kısmından cehalet akıyor, bir kısmından komiklik akıyor. Sonra birileri geliyor, "Bu kısımlar yanlış ve doğrusu bu" diyor. Karşıdakini susturuyor ve artık bilgi yanlışı yapmamasını temenni ediyor. Ve küçük fanboylar gelip "siteniz çok dandik, eheee meheee" diye kendince bir poza bürünüp haklılık yaratmak istiyor. Yanlış içinde binlerce doğruyu barındırsa bile o yanlışa "ama doğruları var" diye sahip çıkmak ancak görüşü zedelenmiş, özgüveni eksik bir bireyin yapacağı türden bir davranıştır.

İlluminati adını verdiği ve internetten derlediği birçok komplo teorisini üzerine ihale ettiği abartılmış bir düşman yaratanlar, "siyonizm" ismini perdelemeye çalışan ve günlük hayatımızın içine daha somut ataklarla sızmış kirli terör şebekelerini "cambaza bak" oyunuyla aklayan, insanları iktisat ve siyasetin kirli oyunlarına aşina etmek yerine; onlara yeni oyuncaklar verenlerdir.


Öğretmeni Kemal susturulunca çok kızan Saffet susturuldu. Aslında kayda alınacak kadar da konuşmamıştı...

24 Kasım 2011 Perşembe

Büyük Harflerle İNSAN


Çetin Altan'ın söylediğinin aksine Charles Darwin insanın maymunun geçirdiği bir evrim sonucu ortaya çıktığını değil, insan ile maymunun bir ortak atadan geldiğini savunmuştur.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Alfa Radyoaktivite


Rasim Ozan Kütahyalı; bazı ülkelerde hususi üretilen Alfa Parçacığı teknolojisinden bahsetmiş. Mucizevi suikast silahı diye tanımladığı nesnenin izine yalnızca saç telinde, o da bir ihtimal, rastlanabiliyormuş. Senaryonun olmazsa olmazı da bu ihtimali sadece Amerika'daki merkezlerin inceleyebileceği iddiası.



Alfa Parçacığı Amerikyum-241 ve Polonyum-210 izotoplarından doğal olarak yayılır, bu sıradan bir radyoaktif olaydır, ağır bir parçacık olduğundan girişimi beta ve gama ışımasına göre daha seyrektir. Eğer bahsettiğiniz kurbanlar çılgın laboratuvarlarda bir süre alıkonulup alfa ışımasına maruz bırakılmadılarsa bu vakada Polonyum-210 izini sürmeliyiz. Bu element daha önce de bazı ajan suikastlerinde kamuoyunun gündemine gelmişti. Polonyum-210 ancak kurbanda solunum, ağız yolu ile alındığı veya yaraya basıldığı takdirde etkili bir zehir halini alır. Ünlü Curie'lerin keşfettiği element, birkaç gün içinde vücuttan atılır, bir kısmı bu esnada kana geçebilir.

Polonyum-210 yalnızca Rusya ve Ukrayna'da değil, nükleer teknolojiye sahip her ülkede elde edilebilir. Polonyum-210'un vücuttaki varlığı yalnızca saç testiyle değil, dışkı testleriyle ve diğer bazı yollarla da araştırılabilir ve bu uygulamalar yine yalnızca ABD üzerinde değil, birçok ülkede yapılabilmektedir. Sevil Atasoy'un da söylediği gibi : "Kusursuz cinayet yoktur."

ve rasim ozan da susturulur.

Zaman Tiraj Raporu


Gazete Hürses'in satış fiyatı 10 değil 25 kuruştur.